AMAT için Sözlük (A-L)

 

 

A

borda : Bir teknenin diğerine veya bir iskeleye yanaşması 

Açevela : Serenlerin aşırılabildiği kadar prasya edilmesi. Bir yere asılan veya çekilen veya su üzerinde yüzdürülerek getirilen herhangi bir cismin bir yere çarpmaması veya kendine yakın bir cisimle çarpışmaması için yapılan bir donanım (Açevele tutmak)

Açevele Gönderi : Açevele işlemini yapmakta kullanılan gönder

Âhâr : Eskiden üretilmiş olan kağıtların hem gözenekleri aşırı büyüktü (dolayısıyla mürekkep dağılırdı) hem de dayanıklı değillerdi. Bu nedenle kağıdın yüzeyine ahar denilen ve pirinç unu, kitre, tutkal, ayva çekirdeği, nişasta, yumurta akı gibi maddelerin karışımı olan bir bulamaç sürülürdü (ama bazen karıştırılmadan sıra ile sürüldüğü de olurdu). Dolayısıyla da bu işe aharlama denilirdi.

Alabanda: Bordanın iç kısmı veya dümenin 35° ye kadar basılması

Alarga : Sahilde bulunmayan açıkta bekleyen. [Alargada bekle]

Alesta: Hazır olmak
Alesta Tramola: Yelkenle seyirde rüzgarın bir kontradan diğer kontraya önce pruvanın geçmesi ile yapılan dönüş
Almanak : Ay ve güneş tutulması, gece gündüz uzunluğu, hava tahminleri gibi bilgilerin yanı sıra yıldız falı, yemek tarifleri, sağlık bilgileri vb. gibi pratik bilgileri topluca veren, genellikle kitap halinde basılmış takvim.

Apazlama : Kemere istikametinden gelen bordaya dik olarak esen rüzgar. Bu rüzgarı kullanarak seyretmeye apazlama seyir denir.

Ariva-Arya: Yelkenin, sancağın veya çubukların aşağıya indirilmesi [Arya sancak, arya kürek] 

Arkebüz : Tüfeğe benzer çakmaklı silah

Armadora : Selviçeleri bağlamak üzere alabandalara konulan ağaç veya demirden yapılmış yerler.

Armadura: Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha
Avara :
Gemi, bot veya teknenin yanaşmış olduğu yerden ayrılması

Avurt : Yanakların iç tarafındaki boşluk

 

B

abafingo: Direklerin güverteden itibaren üçüncü çubuğudur
Baçak : Kılıçların tutağındaki demir siperlik.

Badhani : Yelkenci

Barata : Kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.

Barbut : Bardak vasıtasıyla atılan zar oyunu

Baston : Ana cıvadranın üzerinde ileriye doğu uzatılmış çubuk 

Baş Bodoslama : Omurganın baş tarafından teknenin başını meydana getirmek için yukarı yöne doğru konulan ağaç parçası. 

Başporsun : Gemilerde görevli en kıdemli porsun astsubayı.

Baştarde : Osmanlı donanmasında filo komutanlarının gemisidir. Çektiriden farkı, filo komutanlarının filoyu denetlediği yüksekçe bir yerin varlığıdır.

Baş - Üstü / Altı : Baş tarafta güverte üstü / altı 

Bezirgan : Tüccar

Borda : Geminin su kesiminden yukarıda kalan dış kısmı.

Börk : Yeniçeri başlığı

Brago : Yelkenli gemilerde, pruva direğinin tirinket yelkeni ile grandi direğinin mayistra yelkeninin serenlerine bağlı prasya tornosuna verilen ad.

Branda : Eskiden yelken yapılan bir cins kumaş yada kumaştan yapılan ve gemicilerin hamak olarak kullandıkları yatak. 

Brik : İki direkli iki palangalı tam serenli ve arması kabasorta donanımlı yelkenli tekne.

Bucurgat : Ağır cisimleri çeken manivela ile döndürülerek çekilen urgan veya zincirin üzerine sarıldığı dolaptır. Balıkçılıkta yardımcı işçilere de denir.

Burgata : Halat ve zincir ebadını ölçmek için kullanılan bir ölçü 2,54 cm Bitkisel halatlarda çevre, çelik tel halatlarda çap ölçüsü. 

 

C

amadan : Camadan vurmak. Yelken alanının küçültülmesi. Klasik (direğe çekilen) ana yelken, bocurum, vb.lerde yelkenin indirilerek birinci (ikinci, üçüncü..) camadan matafyonlarından bumbaya camadan bağı ile bağlanması. Sarmalı yelkenlerde yelkeni kısmen açarak alan küçültmek. 

Canfes : Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, ipekli kumaş

Cırgına : Kırılan bir direk veya serenin yanlarına ağaçlar koyarak birbirine irtibatladıktan sonra birkaç yerinden halatla sarıp kuvvetlendirmek

Civarda : Teknenin baş tarafında dışarıya doğru eğik olarak uzanan sabit seren.Genellikle yelkenli teknelerde flokları açmak için kullanılır. 

 

Ç

unda: yatay serenlerin her iki başları, uç kısımları
Çakşır : Erkeklerin giydiği, beli uçkurlarla büzülerek bağlanan, ön ve arkası çok bol, paçaları topuklardan yukarda ve dar olan şalvar.

Çanaklık : Gemi direklerinin üstünde, çanak biçiminde, etrafı delikli gözetleme yeri.

Çarmık: Denizcilikte direklerin her iki bordasına bağlanabilmesi için gerilmiş tel halatlar.
Çekeleve : İki kısa direkli, yelkenli ve hızlı giden nakliye gemileri

Çektiri: kürekle hareket eden gemilere verilen isim.

Çiroz : yumurtalarını atarak zayıflamış uskumru balığı; bu balığın temizlendikten sonra tuzlanıp kurutulmasıyla yapılan yiyecek.

 

D

ehliz : Üstü kapalı, dar ve uzun geçit, koridor.

Destar : Sarık.

Destemora : Bir direğin üzerindeki çubuğu yerinde sabit tutmak için direğin zıvanasına geçirilen, ağaç veya demirden yapılmış iki delikli çember.

Dikme : Düşey taşıyıcı direk

Dirisa Etmek : Bir taraftan bir tarafa dönme, rüzgarın yön değiştirmesi

Disculpe : (İsp.) Afedersiniz, pardon!

 

E

ftamintokofti : Kuyruklu yalan.

Emyâl : Miller

Esedî : Üzerinde arslan resmi bulunan madeni para

Eskiv Yapmak : Tekmeden veya yumruktan bir an için başı geriye veya aşağıya yatırarak kaçmak.

 

F

aça Etmek : Seren yelkenlerin bir taraftan prasya olduğu halde kapatılması 

Falya Tavası: Topları ateşlemek için ağızotunun konulduğu yer

Fırkateyn : Güvertesinde top ambarı bulunan üç direkli ahşap harp gemisi. Boyları 30-36 m. civarında olup, oldukça hızlıdırlar.

Filador : Çarmıhların gerilmesi için kullanılan sistem 

Flandra : Flandralar, Türk bahriyesinde gemilerin komutanı subay olduğu zaman tek direkli gemilerde pruva direğine, çift direkli gemilerde grandi direğine çekilen kırmızı şaliden yapılmış ve uçkurluk tarafında ay yıldız bulunan bayraktır. Savaş gemilerini, ticaret gemilerinden ayırır ve uçkurluk bölümü dar, şerit biçimindedir.

Flok : Baş tarafa çekilen üç köşe yelken 

Foga Maytabı : Barut tipi bir maddeyle kaplı demir ateş çubuğu

Foravele : Sarılı bulunan ve yağmurdan ıslanmış bulunan yelkenleri kurutmak maksadıyla açmak için verilen komut

Fundo (Funda) : Demirlemek için verilen komut 

 

G

abya: Ana direk ile babafingo çubuğu arasındaki çubuk veya yelken
Gabyar: Gabyadan sorumlu denizci
Gaga :
Demirin iki ucundaki tırnakların en uç kısmı 

Garot : İdam yerine, yavaş yavaş boğarak gerçekleştirilen ölüm cezası

Gomina: 185 metreye tekabül eden uzunluk

Grandi Direği : Gemilerin baştan ikinci direği

Griva : Demirin kullanımından önce, demiri griva babasına çekmek ve bağlamak için kullanılan palanga

Güherçile : Barutun hammaddesi.

 

H

ârâ : At üretilen çiftlik

Hassa : Kendine has

Hisa Etmek: Bir şeyi yukarı kaldırmak. [hisa sancak, hisa kürek]
Hûb : Farsçada güzel

Humbara : Demirden veya tunçtan dökülmüş, içi boş ve yuvarlak olarak yapılan ve içine patlayıcı madde konularak düşmana el ile ya da toplarla ve havanlarla atılan bomba.

Hurc : Meşinden veya çadır bezi gibi şeylerden yapılmış büyük heybe ve sandık.

 

I

skanca : Nöbet, vardiya veya küreği değiştirmek.

Iskarmoz : Kürekli teknelerde küreğin bağlanması veya oturması için ay veya çubuk şeklindeki metal veya ahşap malzeme.

Iskarpela : Tahta, metal ya da taşı işlemeye yarayan çelik araç.

Iskota : Yelkenleri rüzgar ile doldurmak ve/veya yön değiştirmek açı vermek için kullanılan halat palanga donanımı.

 

İ

ğdiş etmek : Hadım etmek

İn vino veritas : Gerçek şaraptadır (Latin atasözü)

İskandil : Denizin derinliğini ölçmeye yarayan cihaz.

İskandil Kurşunu : İskandil savlolarının bağlandığı ağırlık. 

İskota: Yelkenlerin iskota yakalarını kullanmak, yelkeni rüzgar ile doldurmak için halat - palanga donanımı
İstimna : El ile tatmin olma

İstinga: Yelkenleri toplamak için kullanılan hareketli donanım.
İstinga Etmek :
Yelkenleri toplamak 

İstralya: Direk ve çubukların cundalarında baş ve kıça doğru inen sabit arma, veya teknelerin postalarını baştan kıça kadar birbirlerine bağlayan kuşak

 

Kalafat : Kaplama ve güverte döşeme tahtalarının armozlarına (tahta aralarındaki çizgiler) üstüpü        sıkıştırdıktan sonra üzerlerini ziftle doldurma işlemi

Kampana : Zil, çan

Karabina : Kırılmalı piyade tüfeği

Karaka : İki sıra topu olan gemiler. (Carrack)

Karakullukçu : Kıdemsiz kapıkulu askeri

Karina : Bir teknenin su altında kalan ıslak dış kısmı. 

Kasara: Teknelerin baş, orta ve kıç kısımlarında güverteden daha yüksek olan güverteleri veya kısımları
Kasavele : Gemi yelken ve tenteleri ile personele ait çamaşırların kurutulması için pruva gönderi ile geri tarafındaki bir yere gerilen halat. 

Kastanyola : Demir zinciri akarken, suga ederek durdurabilmek için ırgat etrafına konan demir veya çelik şerit çember (bir çeşit fren balatası). 

Kav : Kav mantarlarından kurutularak elde edilen, çabuk tutuşan, süngerimsi madde.

Kavanço : Herhangi bir şeyi bir taraftan diğer tarafa geçirmek veya aşırmak veya bir yerden diğer bir yere aktarmak.

Kavela: Ağaç gemilerin omurgasında kullanılan kesik koni biçimli ağaç çivi.

Kaygusuz : (Sırr-ı Fenafillah) Tütün veya duman.

Kemere : Güvertenin döşenebilmesi için posta uçlarını birleştiren enine (omurgaya dik) konan kısımlar.

Kerte : Bir dairenin 32'de biridir. (11,25 derece) 

Kıranta : Oturaklı, gösterişli, bakımlı

Kolomborne: bir tür uzun namlulu kaval top
Konç : Ayakkabı veya botlarda ayak bileğinden dize doğru yükselen uzantıya verilen isim.

Kuburluk : Eyere ya da binicinin bacaklarının gerisine asılan, kumanya, silah ve barut taşımaya yarayan deri çantalardan her biri.

Kuzine : Gemilerde mutfak

Künder : Gönder

Küpeşte : Rüzgarlı ve denizli havalarda denizlerin güverteye girmemesi için bordaların ana güverteden yukarı doğru uzatılmasıyla meydana gelen ve geminin etrafını kısmen kuşatan güverte üstündeki borda kaplaması.

 

Lakerda : Palamut, torik, sivri vb. balıklardan dilim dilim kesilerek yapılan salamura

Laşka : Gevşek

Lava Etmek : Herhangi bir yere yanaşmış filikanın kürek çekmeksizin halatlar vasıtasıyla ilerletilebilmesi için verilen komut.

Lenger : Yayvan ve kenarları geniş büyük bakır kap

Loça : Demir zincirinin akması ve demir bedeninin yerleşmesi için baş tarafta açılmış madeni oluk. 

Lombar : Gemi toplarının atış yaptıkları dışarıya açılan kapaklı kısımları

Lostromo : Ticaret gemilerinde baş tayfa

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !